UYUMSUZ ŞEMALAR VE EVLİLİK UYUMU

UYUMSUZ ŞEMALAR VE EVLİLİK UYUMU

Erken Dönem Uyumsuz Şemalar ile İlişkilerdeki Bilişsel Süreçler Ve Evlilik Uyumu ile ilişkisi 

     Bilişsel terapi kuramları, danışanları değerlendirme ve tedavide şema olarak adlandırılan temel bilişsel yapıları vurgulamaktadır. Kişinin kendisi ve yaşantısı ile ilgili olumsuz, katı, aşırı genellenmiş ifadeler; stres yaratan durumlarda aktif hale gelerek kişinin nasıl tepki vereceğini etkilemektedir. Bilişsel terapiden şema terapiyi ayıran özellik, yetişkin psikopatolojisinin tedavi ve anlamada çocukluk deneyimlerinin önemli olduğuna vurgusudur. Erken dönem uyumsuz şemalar; genetik ve mizaç arasındaki etkileşimin ve çocukluk ortamının, özellikle bakım verenlerle çocuğun etkileşimlerinin bir sonucu düşünülmüştür. 

    Erken Dönem diye adlandırdığımız bu dönem bireyin çocukluk çağı veya ergenlik dönemindeki anılarının bilişte depolandığı dönemlerdir.  Erken dönem uyumsuz şemaları kişinin genelleştirdiği olumsuz deneyimler olarak tanımlayabiliriz. Çocukluk çağında atılan ilk tohum, ergenlik zamanında yeşermektedir. Atılan tohum kişinin yaşamı boyunca boy gösterecek ve oluşan şemalarına dair farkındalığa ya da şemalarıyla başa çıkma becerilerine göre de işlevsellik gösterecektir. 

   Şemaların uyumlu veya uyumsuz olabildiği, geçmişteki deneyimlere bağlı olarak ortaya çıktığı söylenmiştir. Anılar, duygular, bilişsel şema ve bedensel hislerden ortaya çıktıkları söylenmektedir. 

   Çiftlerin İlişkilerine erken dönem şemalarını getirdiklerini belirlenmiştir. İlişkilere taşınan şemalara ek olarak, şemalar kişilerin güncel ilişki durumlarına uyumlu hale getirilmektedir. Erken dönem şemalar güncel şemalarla uzlaşmazsa veya iki kişi arasında erken dönem şema ihtiyaçları karşılanmazsa çift arasında çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Şemalar insanlar ve ilişkilerin doğasıyla ilgili temel inançları içerir. İlişkiler hakkındaki çoğu şema ve çiftlerin etkileşimlerinin; aile kökeni, kültürel gelenekler, kitle iletişim araçları, erken dönem tarihli ve diğer ilişki deneyimleri gibi birincil bakım verenlerden erken dönemde öğrenildiği ileri sürülür. Bağlanma teoristleri tarafından tanımlanan diğerleri ile ilişkili kendilik modelleri, önemli diğer kişilere karşı duygusal tepkileri ve bireylerin otomatik düşüncelerini etkileyen şema yapılarını ortaya çıkarır. Çiftler ve ailelere yönelik şema odaklı terapi, kendiliğe ait bireysel şemaların yanında ilişki sistemi içerisindeki kendilik çevresinde özel olarak gelişen şemalara da vurgu yapmaktadır. Yani bireysel olarak eşlerin ilk aileleri ve erken dönem yaşantıları da incelenir. Şema terapi, ilişki dinamikleri yansıtan temaları ele alır. Temaları analitik ve yapılandırılmış bir şekilde ele alarak; iletişim problemlerin yol açan çatışmaları, evlilikteki sorunları, fonksiyonel olmayan etkileşim örüntülerini anlamlandırmaya yardım eder.  

   Erken dönem uyumsuz şemaların uyumsuz baş etmeler aracılığıyla bu problemlere yol açtığı düşünülmektedir. Sosyal izolasyon, kendini feda, boyun eğme, hak görme ve yetersiz özdenetim şemalarının uyumsuz kişilerarası baş etme tepkileri ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Yeme tutum bozukluğu, kişilerarası şemalar, bağlanma stilleri, kişilerarası ilişki tarzları ve öfke arasındaki ilişkilerin araştırıldığı bir çalışmada, işlevsel kişilerarası şemaların besleyici ilişki tarzlarıyla; işlevsel olmayan şemaların ise kaygı, kaçınma, öfke ve ketleyici ilişki tarzı ile ilişkili olduğu bulunmuştur.   

 

-----------------------------------------------------

Adres: Ferit Paşa Mah. Nişantaş Sok. 18/A Selçuklu/KONYA

TEL: 0332 322 75 57 - 0544 943 42 00

-----------------------------------------------------

YUKARI
RANDEVU AL 0332 322 75 57